<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Kitap Eleştirileri</title>
        <description>Cihan Aydın</description>
        <link>http://cineman.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 07:31:04 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>İlk Aşk / Turgenyev  </title>
            <link>http://cineman.blogcu.com/ilk-ask-turgenyev_3067548.html</link>
            <guid>http://cineman.blogcu.com/ilk-ask-turgenyev_3067548.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Turganyev&amp;#8217;in İlk Aşk öyküsü bir arkadaş toplantısında anlatılmak üzere yazılmış bir mektuptan yola çıkıyor, arkadaşlarına ilk aşkını anlatacak Vladamir Petroviç&amp;#8217;in anılarından. Öykü oldukça basit bir girişle başlıyor. Genç bir oğlan komşu kızına âşık oluyor. Ancak yazar bu aşkı öylesine güzel betimliyor ki ...&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Tüm hikâye kadın erkek ilişkilerinde büyülenmek ile büyülenmeyi istemek arasındaki çelişkiye dikkat çekiyor. Bu her ne kadar Vladamir&amp;#8217;in bakış açısından verilse de, &amp;nbsp;çevresindeki herkesin kendisine âşık olmasından bıkan Zinaida&amp;#8217;nın, âşık olacağı adamı arayışının öyküsü.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Kitapta ilk dikkati çeken şeylerden biri; aşkın büyüsü altına giren insanların etkileyiciliklerini yitirerek âşık olunan kişinin gözünde giderek sinikleşmesi, kişinin bunun ayırdında olsa bile buna engel olamaması. Öyle ki, bir zaman sonra Zinaida&amp;#8217;ya âşık olan tüm erkekler, büyülenmişcesine onun etki alanına giriyor. Genç kadına ne kadar çok bağlanırlarsa, onu kendilerine o kadar çok bağlayabileceğini sanan erkekler tabii ki yanılıyorlar. Zinaida&amp;#8217;nın onlardan istediği kendisini sevmeleri değil, sevdirebilecek kadar kadın üzerinde bir etki gücü yaratabilmeleri. Zaten onların aşkını istemeyen ama bu insanlarla da flört etmeden duramayan Zinaida&amp;#8217;nin duygusal çelişkileri ile kadın ruhuna dair müthiş bir tasv.. ( &lt;a href=&quot;http://cineman.blogcu.com/ilk-ask-turgenyev_3067548.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 26 May 2007 04:18:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ölü Bir Evden Hatıralar / Dostoyevski</title>
            <link>http://cineman.blogcu.com/olu-bir-evden-hatiralar-dostoyevski_2890956.html</link>
            <guid>http://cineman.blogcu.com/olu-bir-evden-hatiralar-dostoyevski_2890956.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;Bir tabutta diri diri gömülmek, işte bütün mesele bu&amp;#8230; Dostoyevski&amp;#8217;nin hapishane hayatına dair bu çarpıcı romanı hepimizin hayatının koşuşturmacası içinde unutup gittiği &amp;#8220;kısıtlanıp faydasızlaşma&amp;#8221; üzerine. Mahkûmlar bu romanda yaşamları boyunca günahsız bir hayat sürmüş olsun ya da olmasın bir anlık hataları ve işledikleri suçlar yüzünden hayatlarının geri kalan kısmını acı ile geçirmek zorunda kalan insanlar olarak resmediliyor. İnsan doğasının temelindeki yönelimin uysallık ve iyilik olduğuna inanan Dostoyevski de kahramanlarını buna göre şekillendiriyor.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;Kıskançlık sonucu karısını öldürüp kürek cezasına gönderilen Alexander Petroviç isimli kahramanımızın notlarına dayanıyor roman. Gerçek yaşamında Sibirya-Omsk&amp;#8217;ta dört yıl hüküm giyen Dostoyevski&amp;#8217;nin anıları belki de tüm bunlar. Dostoyevski bu kez diğer romanlarınkinden da fazla oranda &amp;#8220;bireyden tüme varım&amp;#8221; yöntemini kullanıyor. Hapishanedeki her mahkûma dair kusursuz bir kişilik analizi çıkartan Petroviç &amp;#8216;in notları üzerinden alt sınıfların profilini çıkarmaya çalışıyor. Tabii bu her mahkûmun analiz edilmeye çalışılması durumu bir yerden sonra kim kimdi karmaşasına yol açmıyor değil. Ama romanın asıl değinilmesi gereken öncelikli kusuru can sıkıcı tekrarlar. Alışılmadık derecede yapılan bazı tekrarlar &amp;#8220;yazar neden aynı şeyi bu kadar sıkça söylüyor&amp;#8221; dedirtebiliyor okuyucuya. Bir bölümde tanıtılan mahkûm, başka bir bölümde aynı özellikleriyle tekrar tanıtılabiliyor. Hatta zaman zaman aynı sayfa içerisinde yapılan tekrarlara bile rastlamak mümkün. &lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Thu, 10 May 2007 01:42:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Diriliş / Tolstoy</title>
            <link>http://cineman.blogcu.com/dirilis-tolstoy_2690325.html</link>
            <guid>http://cineman.blogcu.com/dirilis-tolstoy_2690325.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Dünya edebiyatının en büyük yazarlarının 19. yy. sonlarına doğru Rusya&amp;#8217;dan çıkmış olması bir tesadüf değildi. Bu yüzyılın bitişinin ardından gelen devrim de öyle. Belki de zengin ve idari sınıflar sosyolojik derinliğiyle bulundukları dönemi mükemmel bir şekilde anlatan bu romanları iyi tahlil edebilselerdi alt sınıfların iktidarını önleyebilirlerdi de&amp;#8230;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;#8216;Diriliş&amp;#8217; bu dönemin en büyük eserlerinden biri. Tolstoy&amp;#8217;un ilginç karakterinin etkileyici bir dışavurumu bu roman. Üstat iç dünyasındaki karmaşayı Nehlüdorf üzerinden bizlerle paylaşmış. Varlıklı ve hoyrat bir gencin yaşadığı sahte hayatın dışındaki değerleri fark etmeye başlamasıyla başlıyor öykü. Genç adam jüri üyesi olarak katıldığı bir mahkemede, yıllar önce hamile bırakıp terk ettiği bir kadının düşmüşlüğünü görüyor. Bu düşmüşlüğün nedeni kendisi. Haksız bir şekilde kürek cezasına çarptırılan kadına yardım elini uzatmak isteyen Nehlüdorf&amp;#8217;un fark ettiği, tüm düşmüşlerin arkasında da kendisi gibi bir sorumlunun varlığı oluyor. Ancak yazar tekil olarak bakmıyor olaya ve sosyolojik olarak irdeliyor bu suçlu olma durumunu. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp; &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Nehlüdorf; acı çeken, aç bırakılan, suç işlemeye itilen, suç işleyince katiyen affedilmeyen alt sınıfların tüm sorumluluğunu üst sınıflarda bulmaya başlıyor. De.. ( &lt;a href=&quot;http://cineman.blogcu.com/dirilis-tolstoy_2690325.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 22 Apr 2007 23:02:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://cineman.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>